Kocaeli Üniversitesi Alternatif Gelişim Kulübü [AGEK]
“Bu yazımız Tunç Kılınç’ın izni ile Fikir Atölyesi’nden alınmıştır”
Geçenlerde büyük bir şirkette 6 yıldır orta kademe yöneticisi olarak çalışan bir arkadaşımla sohbetliyoruz. Artık bunaldığını, sürekli değişen yöneticilerine iş öğretmekten sıkıldığını, hak ettiğini düşündüğü bir üst basamak için kendisinin değerlendirilmemesinin ağrına gittiğini anlattı bana.
Hoş bir sohbetti, onun öğle arasıydı ve saat 14:00′deki toplantısına koşarak yetişmesi gerekiyordu. Sonra saat 15:00′de başka, 16:30′da başka ve 17:30′da başka bir toplantı onu bekliyordu. Yarınki ajandasının bugünden de beter olduğunu söylüyordu.
Şikayet eder gibi gözükse de, gözlerinde bu kadar yoğun bir ajandaya sahip olmanın verdiği ilginç bir mutluluk da vardı; öyle ya, bu kadar çok toplantıya davet edilen bir kişi önemli olmalıydı. Ağzından dökülenler sitem kelimeleri olsa da, gerçekte o kadar da şikayetçi değildi bence bu durumdan. Kendi yöneticine iş öğretiyor olmak esasında ona ayrı bir kıvanç veriyor olmalıydı, 6 yıldır aynı prestijli şirkette çalışıyor olmak da.
27 Ara 2006
Yazar: GrafiMT | Kategori: Başarı Hikayeleri | Okunma: 189
Yazan: A. Esra Yalazan
Akın Öngör: Beni nereden buldunuz?
Esra Yalazan: Aramaya gerek yok ki, siz hala iş dünyası için bir efsanesiniz.
Akın Öngör: Estağfurullah
Esra Yalazan: Çalışmadığınız halde hala hakkında iyi konuşulan ender yöneticilerden birisiniz sanırım.
Akın Öngör: Türkiye’de hafıza görmek üzerine olduğu için her şey çok kısa zamanda unutulur. Aktif iş hayatını bırakmadan çok yüksek bir ritimden, güçten, daha sakin bir hayata dönme kararı alırken psikolojik olarak hazırlanmak gerekiyor. Ben başarılı işler yaptığımı biliyorum, ama ‘etkisi üç ay sürer Akın Öngör’ dedim, ‘daha sonra seni kimse hatırlamaz’, bu hakikate kendimi hazırladım. Dolayısıyla beni hatırladığınız için şaşırıyorum.
Kimse unutmadı ki, zaten arada röportajlarınızı da görüyorum. Siz aslında üretmeden durmayan bir karaktersiniz. Üzerinde çalıştığınız bir kitabınız var. Neden iş tecrübelerinizi yazmak istediniz?
Aslında iki kitapla uğraşıyorum, bir tanesi benim denizcilik serüvenlerimle alakalı, bu kolay. Zor olanı şu; ilginç durumlara tanık oldum. Başımdan geçenler hem yöneticilik adına hem de eğitim açısından önemli. Ben hayata sıfırdan başladım. 60’lı yıllarda yönetim eğitimi aldım. Sonradan da hiçbir torpil olmadan çok üst düzey görevlerde bulundum. Başımdan geçenlerin yeni kuşaklara aktarılması gerektiğine inanıyorum. Özellikle liderlik ve değişim yönetimi kapsamında, hatta duygusal zekanın önemine değinen gerçek bir yaşam hikayesinin bilinmesini istedim.
‘Bu yazımız Tunç Kılınç’ın izni ile Fikir Atölyesi’nden alınmıştır’
Bugünkü Hürriyet Pazar’da karşıma çıktı yine Alexandre Gueniot.

Hani şu özgeçmişini müzikli animasyon ile yapan Fransız. Bir milyon kişinin sitesine girip özgeçmişini kendi ağzından söylediği şarkı ile dinleyip, flash animasyonu izlediği, 200 firmanın iş teklifi yaptığı Alexandre.
Yaratıcı CV fark yaratma, benzerlerimizden öne çıkma ve sonuç olarak da iş görüşmesi için davet almamızda çok kritik itici bir güç sağlıyor. (Dotcom patlaması olduğu dönemlerde Cisco gibi firmaların her ay en az 20.000 CV aldığını hatırlamakta fayda var.)