Yazan: İdil Akidil Türkmenoğlu - Boğaziçi Üniversitesi

Eskilerden bir anı

İşletme Bölümü’nde – bundan çoook seneler evvel – Arman Manukyan Hocamız, kendisinin verdiği Accounting dersini almak isteyen öğrencilere bir şart koşmuştu: Yazın staj yapmış olmak ve bunu kanıtlayabilmek. Henüz Boğaziçi’ndeki ilk senemizi okurken, bir de staj yapacak yer bulmak, hangi konuda staj yapmak istediğimizi belirlemek çok zor gelmişti. Şirketler de stajyerlere pek açık değildi. O zamanlar internet yoktu. Yani şirketlerin listesini bulmak, yöneticisinin adını ‘google’lamak, ona bir e-mail atabilmek mümkün değildi. Büyük zorluklarla telefonlarını buluyor, sekreterler engelini aşarak İnsan Kaynakları’na ulaşıyor, ilgilenirlerse CV’mizi fakslıyorduk. Bütün bunları kulüp ofisinden halledebildiğimiz için diğer çocuklara göre şanslıydık.

Kulübün aktif üyelerinden olan, en iyi arkadaşlarımdan biri Pelin (Baruönü) ile birlikte başvurduğumuz şirketlerden biri de Colgate Palmolive’di. Ben İnsan Kaynakları, Pelin de Finans Departmanları’na isteklerimiz doğrultusunda yerleştirilmiştik. Ağustos ayının başında stajımıza başladık.

Yazının devamını oku »