Kocaeli Üniversitesi Alternatif Gelişim Kulübü [AGEK]
İçimde birikti eskiler. Bulursam eskileri alan değerbilir bir eskici hepsini vereceğim. Karşılığında aldığım kırmızı mandallarla yeni fotoğraflar, yeni coşkular, yeni hüzünler asacağım. Kırmızı mandallarla astığım yenilerle ben de yepyeni olacağım. Kırmızı mandalları elime aldığımda yüzüme bir gülümseme yayılacak, adımı anımsamayacağım. Kendime bir isim bulacağım; bana denizi, ormanı, dağları hatırlatan bir isim olacak. Arkama bakmadan yürüyüp gideceğim; kendime yemyeşil, rengarenk bir bahçe bulacağım, ayaklarım çıplak toprağa basacağım. Hafif bir rüzgar aklımı başımdan alacak; kimim, neyim bilemeyeceğim.Kendime yeni kimlikler edineceğim. Sonra derin bir nefes alacağım, anne karnından çıktığımda aldığım ilk nefes gibi ciğerlerime dolduracağım havayı. Gülümseyerek, kahkahalarla alacağım bu nefesi ciğerlerime, enerjim tüm evrene yayılacak. Yeni notalar asacağım kulaklarıma, yeni renkler asacağım gözbebeklerime, yeni dokunuşlar konduracağım parmaklarımın ucuna, yeni tatlarla şenlenecek dilim ve ben kendimi yepyeni hissedeceğim. Eskilerimi hiç aramayacağım. Bazen rüyalarımda karşılaşacağım eskilerle, yüzleri çok tanıdık gelecek ama nerede karşılaştığımı bilemeyeceğim bir türlü. Sabah uyandığımda buruk bir hisle merhaba diyeceğim rüyamı hatırlayarak. “Sahi neydi, kimdi o tanıdık gelen hayaller. Yoksa bir önceki yaşamımdan yansımalar mı?” diye düşüneceğim. Sonra yüzümü güneşe verip yeni başlayan günle unutup gideceğim gördüklerimi. Arkadaşıma telefonda anlatıp yorumlamasını isteyeceğim akşam gördüğüm rüyayı. Gülüp geçeceğim anlattıklarına ve yenilerimle güne devam edeceğim.
1 Ara 2007
Yazar: GrafiMT | Kategori: Kişisel Gelişim | Okunma: 284
Amerikalı bir araştırmacı, etkisiz insanların 7 tipik özelliği nedir diye merak etmiş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşmış. Yedi temel özelliğin başlıkları araştırmacıya, başlıkların altındaki açıklamalar da bana ait. ‘Tepkiseldirler.’
Gelişme ve değişim yaratmak yerine, başkalarının yaptıklarına tepki verirler. Bir şeyler olur ve üstüne konuşurlar ya da harekete geçerler. Bu tepkisel yaklaşımlar, önemli ölçüde sorgulanmayan bir kültüre, kısa vadeli çıkarlara dayanır.
‘Açık bir hedefle çalışmazlar.’
Geleceğe ilişkin açık ve net bir hedefleri bulunmaz. Tepkisel yaklaşımlar aslında, hedefsizliğin bir sonucudur. Vizyon, yapılan işin kendisidir. İşin nasıl yapılacağı, ne olduğundan daha önemlidir. Üstelik ‘işi yapmak gerçekten gerekiyor mu’ sorusuyla uğraşılmaz, hatta bu soru çoğu zaman akla bile gelmez. Nasıl sorusu, ne ve niçin sorularını önemsizleştirmiştir.