Kocaeli Üniversitesi Alternatif Gelişim Kulübü [AGEK]

Şubat 2008 Arşivi


Alfabetik Düşünme Tekniği

29 Şub 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: Kişisel Gelişim | Okunma: 356

Melih Arat yazıyor:

Diyelim ki, sorunumuz sıra dışı bir sinema salonu açmak. Elimizde büyük bir şehirde sinema salonu açacak kadar bütçe var. Ancak açacağımız sinemanın tanınması ve başarılı olması için birkaç yıl beklemek istemiyoruz. Öyle bir yol olmalı ki, altı ay içinde sinema tanınmalı, konuşulmalı, sevilmeli ve sinemaya gitmek söz konusu olduğunda akla ilk gelen seçeneklerden olmalı. İlk altı ay içinde doluluk oranları yüksek bir sinema salonuna dönüşmeli.

Uygulama Yöntemi

Alfabenin harfleri dikey bir şekilde yazılır . Her harfle ilgili akla gelen kelimeler, harfin karşısına yazılır. Kelimelerin sorunla ilgili olması gerekli değildir ve hatta ilgisiz olması tercih edilir. Ardından her kelime ile sorun arasında bir bağlantı, bir ilişki kurulmaya çalışılır. İşe yarayacak gibi görünen fikirler not alınır. Bütün fikirlerin birlikte kullanılması gibi bir kural yoktur. Yakalanan on-on beş fikirden bir tanesi ya da uyumlu olan birkaç tanesi kullanılabilir. Uygulamaya geçilir.

Küçük bir örnek çalışma için çok sayıda kelime değil, birkaç kelime seçelim: Araba, burç, çocuk, hamak. Sonra bu kelimelerle sorunumuzu bağlamaya çalışalım.

Yazının devamını oku »

Çapraz Düşünme Tekniği

23 Şub 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: Kişisel Gelişim | Okunma: 347

Melih Arat yazıyor:

Diyelim ki, amacınız ünlü bir müzik yıldızı ile görüşmek. Onun hayranısınız ve mutlaka görüşmek istiyorsunuz. Bunu çılgınlar gibi istiyorsunuz; ama ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Çapraz düşünme yöntemini denemek istediniz. Tekniğin birinci adımı sorunu tanımlamaktı. Bunu hallettiniz.

Tekniğin ikinci adımı, “bir nesne seç” diyor. Hemen çalıştığınız yere baktınız ve önünüzdeki masayı gördünüz. Bir nesne olarak “masa”yı seçtiniz.

Tekniğin üçüncü adımı, “seçilen nesnenin özelliklerini sırala” diyor. Masa dört ayaklı, üç ayaklı ya da tek ayaklı olabilir. Bir tarafı duvara bağlanmış, iki ayaklı modelleri de vardır. Masanın yanında hemen her zaman sandalye ya da tabureler olur. Masada yemek yenir. Masa örtüsü olur. Masa ahşap, plastik, alüminyum ya da başka madenlerden yapılmış olabilir. Her hangi bir nesnenin 40’a yakın özelliği sayılabilir. Kafanızı meşgul etmemek için kısa kesiyorum.

Tekniğin dördüncü adımında nesnenin özelliklerinden çapraz ilişki kurularak geliştirilen sorulara cevap aranılır. Masaların dört ayağı vardır. Bu özellikle sorunumuz arasında nasıl bir ilişki kurabiliriz? Müzik yıldızına ulaşmak için dört yol ne olabilir? Mektup atmak, fiziksel olarak karşısına çıkmak, telefon açmak, e-posta atmak. Bir masa dört ayak üstünde duruyorsa, neden dört yol birden denenmesin. Kendisiyle bir dakikacık dahi olsa tanışma isteğimizi bu dört yolla da bildirmeye çalışabiliriz.

Yazının devamını oku »

İş Başvuruları, CV Yazımı ve Mülakatlar Hakkında

23 Şub 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: İş Dünyası | Okunma: 1,813

MülakatBUİK‘in her yıl Mayıs ayında çıkardığı Kariyer Rehberi Dergisi’nde geçtiğimiz yıllarda yayınlanan bir yazıyı burada paylaşmak istiyorum. Yazıda önde şirketlerin üst düzey yöneticilerine iş başvuruları, cv yazımı, mülakatları, işe alım gibi konularda sorular yönetilmiş. Philip Morris İnsan Kaynakları Yöneticisi Merve Karahasan, GlaxoSmithKline İnsan Kaynakları, Citibank Genel Müdür Yardımcısı Vekili Ayşen Özcanoğlu Gündüz, Humanitas İnsan Kaynakları ve Bahar Industrail Foreign Trade Co. Pazarlama Yöneticisi Sibel Ataman soruları yanıtlıyor:

Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının diğer okullardakilerden farkı var mı? Boğaziçilileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

PHILIP MORRIS: Okulla göre değil kişiye göre değerlendirme yapmak daha doğru. Boğaziçililer genelde şöyle ya da böyle diye bir genelleme yapmak mümkün değil. Ancak okulun sosyal ortamı genel olarak öğrencilerin de sosyalliğini ve girişkenliğini artırdığı için biraz daha girişken ve sosyal oluyorlar denilebilir. Ancak bu da herkes için geçerli bir özellik değil.
GSK: İnsan Kaynakları politikası olarak “doğru işe doğru insan” felsefesini benimsemiş olan GlaxoSmithKline için seçme ve yerleştirme yapılırken eğitim geçmişi, kriterlerden sadece birisidir. Diğer taraftan, Boğaziçi Üniversitesi gibi Türkiye’de yüksek kalitede eğitim veren ve özellikle mezunlarına “öğrenmeyi öğreten” kurumlardan gelen adayları şirketimize kazandırmak tercih ettiğimiz bir durumdur.
CITIBANK: Boğaziçi Üniversitesi mezunları / öğrencileri çok ciddi bir avantaj içinde okuyorlar 4 sene boyunca. Esasen okurken pek fark etmiyor insan. Sosyal anlamda kampüs hayatı Boğaziçi öğrencilerine farklı bir formasyon veriyor bence. Dolayısıyla ister istemez bir adım önce başlıyorsunuz. Mezun olduktan sonra farkı görüyorsunuz. Boğaziçililerin rahatsız edici derecede güvenli olduğunu düşünmüyorum. Sadece kitaplarda öğretilenler değil bence kişilere bir şeyler kazandıran. Sosyal faktörler de bir çok şey kazandırıyor kişilere. Ayrıca Boğaziçi’ne giren arkadaşlar ÖYS’de yüksek puan almış, belli bir çıtanın üstündeki kişiler. Bütün bunlarla B.Ü. bir marka. Kendi adıma da bugün bu noktada olmamda büyük bir etkisi vardır Boğaziçi’nin.

Yazının devamını oku »

İnsan Değişir mi?

23 Şub 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: Hayatın İçinden | Okunma: 327

İnsanlar kitap okuyarak, kursa giderek, öğüt dinleyerek ya da kendi istekleriyle değişebilirler mi? Öncelikle kritik bir düzeltme yapmak gerekir bu soruyla ilgili. İnsanlar değil, insanların davranışları, özellikleri değişir; insanların bir bütün olarak değiştiğini söylemek çok doğru olmaz.

Yine de soru ortadadır. İnsanların davranışları, özellikleri değişir mi? Rahmetli annemin arkadaş toplantılarında arada sırada duyduğum unutulmaz sözlerden biri şudur: “Otuz yıldır uğraşıyorum, şu adamı değiştiremedim.” Bu sözden, bir eşin diğer eşin davranışlarını değiştirmesinin ya da bir kişinin davranışlarını değiştirmesinin çok kolay olmadığı sonucuna varabiliriz

Bir insanın davranış değişikliğini gerçekleştirmesi üç aşamalı bir sürecin tamamlanmasına bağlıdır.

  • İlk Aşama: Zihniyet Değişikliği
  • İkinci Aşama: Davranış / Eylem Değişikliği
  • Üçüncü Aşama: Sonuçların Değişmesi / İstenilen Sonuçlara Erişilmesi

Birçok örnekte, insanlar bu üç aşamalı sürecin en önemli birinci adımını atlayarak, ikinci ve üçüncüyü sağlamaya odaklanıyorlar. Ancak birinci aşamadaki değişim olmadan ikinci ve üçüncü aşamaya geçmek gözlemlediğim örneklerde pek mümkün olmadı.

Yazının devamını oku »

Zekayı Yükseltmek Mümkün mü?

20 Şub 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: Kişisel Gelişim | Okunma: 235

Melih Arat yazıyor:

— Mavi seninle görüşmeyeli on yıl oldu; seni son bir aydır şirketteki toplantılarda hayranlıkla izliyorum. Sanki zekân artmış. Seni en son yirmi beş yaşındayken üniversitede hatırlıyorum. Ortalama notları olan sıradan bir öğrenciydin. Şimdi ise bir yıldız olmuşsun. Müthiş bir hafızan, müthiş bir değerlendirme yeteneğin var. Müthiş bağlantılar kuruyorsun. Şirkette genel müdür dahil (yani ben) herkes senin dahi olduğunu düşünmeye başladık. Ama bu işe en çok ben şaşırıyorum. Çünkü senin okul yıllarını biliyorum. Senin şimdiki performansını düşününce iki açıklama geliyor aklıma. Birinci açıklamam basit; ben senin zekanı üniversitedeyken fark edememişim. İkinci açıklamam ise, nasıl olduğunu bilmiyorum ama senin zekân açık bir şekilde artmış. Hangisi doğru?

— Zekamı hiç ölçtürmedim. Eğer hem 25 yaşında, hem de 35 yaşındayken ölçtürseydim, bu sorununuza daha net cevap verebilirdim. Ama size katılıyorum. Ben de kendimi eskisinden daha akıllı buluyorum.

Biz insanların zekâlarının özellikle 20’li yaşlarından sonra sabitlendiğini düşünürüz. Sanırım bu doğru değil.

Yazının devamını oku »

Nedir bu net dergisi ?

    Net ortamında hazırlanmış alternatif bir dergi. İlgi çekici, bilgilendirici, motive edici, yardımcı makaleler ve yazılar bu dergide. Editörler mi; hepimiz. Hemen editör olun, ilginizi çeken yazıları paylaşın veya kendi yazılarınızı yayınlayın, zevkini çıkarın. Olmadı mı, o halde yazılara yorum yazın, düşüncenizi paylaşın. Dışarıdan bakmayın, katılın...

Pusula



Öneri