Kocaeli Üniversitesi Alternatif Gelişim Kulübü [AGEK]

‘İş Dünyası’ Kategorisi


İş Fırsatları

12 May 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: İş Dünyası | Okunma: 120

Melih Arat yazıyor:

İş Fırsatları2000 yılında Londra’ya London Eye (Londra’nın Gözü) diye dev bir dönme dolap yapmışlar. Hemen şehrin merkezine Parlemento’nun olduğu yere. İnsanlar London Eye isimli bu dönme dolaba binebilmek kuyruklar oluşturuyor ve yüzbinlerce kişi 10’larca pound harcıyor. Hani yakından bakarsanız ya da bu dönme dolaba binecek olursanız başka bir özeliği olmadığını görürsünüz. Ama insanlar merak ediyorlar; biniyorlar. Ayrıca şehrin mimari dokusuna da hiç uygun olmadığını ayrıca belirtmeliyim. Bir tarafta 500 ila 1000 yıllık binalar, bir tarafta uçan daire formunda vagonları olan dönme dolap. Ama bütün bunlarla birlikte bir para basma makinesi. Yapanları ve düşünenleri tebrik ediyorum. Çünkü şehrin ekonomik değerini biraz daha yükseltmeyi başarmışlar. Londra’ya gelen turistlere gezilecek – görülecek bir yer daha sunmuşlar.

Londra Zindanı Müzesi diye bir müze var. Bu müze ayrıca çok ilginç; normal şartlar altında bir ulus; geçmişte eğer insanlara işkence yaptı ise bunu saklamak isteyebilir. İngilizler davul ve zurna ile geçmişte yaptıkları işkenceleri ve işkence yapmakta kullandıkları sistemleri Londra Zindanı Müzesinde sergiliyorlar. Londra şehri bu müzeden de para kazanıyor.

Thames nehri, kahverengi sularıyla pek seyir zevki sunmuyor. Özel tur botlarıyla sürekli geziler yapılıyor ve Londra bundan da para kazanıyor. İstanbul paha biçilmez güzelliğiyle, Londra ve Paris gibi şehirlerin sahip olduğu bu sistemli bot turlarını sunamıyor.

Yazının devamını oku »

İş Başvuruları, CV Yazımı ve Mülakatlar Hakkında

23 Şub 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: İş Dünyası | Okunma: 1,812

MülakatBUİK‘in her yıl Mayıs ayında çıkardığı Kariyer Rehberi Dergisi’nde geçtiğimiz yıllarda yayınlanan bir yazıyı burada paylaşmak istiyorum. Yazıda önde şirketlerin üst düzey yöneticilerine iş başvuruları, cv yazımı, mülakatları, işe alım gibi konularda sorular yönetilmiş. Philip Morris İnsan Kaynakları Yöneticisi Merve Karahasan, GlaxoSmithKline İnsan Kaynakları, Citibank Genel Müdür Yardımcısı Vekili Ayşen Özcanoğlu Gündüz, Humanitas İnsan Kaynakları ve Bahar Industrail Foreign Trade Co. Pazarlama Yöneticisi Sibel Ataman soruları yanıtlıyor:

Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının diğer okullardakilerden farkı var mı? Boğaziçilileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

PHILIP MORRIS: Okulla göre değil kişiye göre değerlendirme yapmak daha doğru. Boğaziçililer genelde şöyle ya da böyle diye bir genelleme yapmak mümkün değil. Ancak okulun sosyal ortamı genel olarak öğrencilerin de sosyalliğini ve girişkenliğini artırdığı için biraz daha girişken ve sosyal oluyorlar denilebilir. Ancak bu da herkes için geçerli bir özellik değil.
GSK: İnsan Kaynakları politikası olarak “doğru işe doğru insan” felsefesini benimsemiş olan GlaxoSmithKline için seçme ve yerleştirme yapılırken eğitim geçmişi, kriterlerden sadece birisidir. Diğer taraftan, Boğaziçi Üniversitesi gibi Türkiye’de yüksek kalitede eğitim veren ve özellikle mezunlarına “öğrenmeyi öğreten” kurumlardan gelen adayları şirketimize kazandırmak tercih ettiğimiz bir durumdur.
CITIBANK: Boğaziçi Üniversitesi mezunları / öğrencileri çok ciddi bir avantaj içinde okuyorlar 4 sene boyunca. Esasen okurken pek fark etmiyor insan. Sosyal anlamda kampüs hayatı Boğaziçi öğrencilerine farklı bir formasyon veriyor bence. Dolayısıyla ister istemez bir adım önce başlıyorsunuz. Mezun olduktan sonra farkı görüyorsunuz. Boğaziçililerin rahatsız edici derecede güvenli olduğunu düşünmüyorum. Sadece kitaplarda öğretilenler değil bence kişilere bir şeyler kazandıran. Sosyal faktörler de bir çok şey kazandırıyor kişilere. Ayrıca Boğaziçi’ne giren arkadaşlar ÖYS’de yüksek puan almış, belli bir çıtanın üstündeki kişiler. Bütün bunlarla B.Ü. bir marka. Kendi adıma da bugün bu noktada olmamda büyük bir etkisi vardır Boğaziçi’nin.

Yazının devamını oku »

Grup Mülakatları

9 Şub 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: İş Dünyası | Okunma: 137

Mezuniyet döneminden sonra adayların en çok sıkıntı yaşadığı durumlardan birisi ardı arkası kesilmeyen iş görüşmeleridir. Mülakatlar hakkındaki bilgiler çoğu zaman; stajlar için yapılan ön görüşmeler, belki okulda alınan birkaç ders, daha önceki dönemlerde mezun olan arkadaşların yaşadıkları ve insan kaynakları sayfalarından okunan ipuçlarıyla sınırlıdır. Bu yüzden çiçeği burnunda bir mezun için iş arama süreci her zaman bir bilinmezlik teşkil eder.

İşe alım süreçlerinin tam bir karmaşa haline dönüşmeye başladığı şu günlerde, şirketler de bu dönemi en verimli biçimde değerlendirmek için artık bire bir mülakatların yanı sıra grup görüşmelerine de önem vermeye başladı. Daha önceleri sadece yurt dışında veya ülkemizdeki hatırı sayılır şirketlerde görebildiğimiz bu uygulama yavaş yavaş orta ölçekli şirketlerde de kendini göstermekte.

Grup mülakatları, adından da anlaşılacağı gibi, birden fazla adayın grup içindeki yetkinliklerini gözlemlemek üzere yapılan görüşmelerdir. Genel olarak kişilerin tutum ve tavırları, vücut dili kullanma becerileri, iletişim yetenekleri, grup içi yaklaşımları ve katılımları gözlemlenir. Tabi ki bu çift taraflı bir denklem gibidir. Firma adayları tanırken, adaylar da böyle bir şirkette çalışmak isteyip istemediklerine karar verirler.

Yazının devamını oku »

Üniversite Gerçek Hayata Hazırlayabiliyor Mu?

7 Mar 2007

Yazar: GrafiMT | Kategori: İş Dünyası | Okunma: 412

Yazan: İdil Akidil Türkmenoğlu - Boğaziçi Üniversitesi

Eskilerden bir anı

İşletme Bölümü’nde – bundan çoook seneler evvel – Arman Manukyan Hocamız, kendisinin verdiği Accounting dersini almak isteyen öğrencilere bir şart koşmuştu: Yazın staj yapmış olmak ve bunu kanıtlayabilmek. Henüz Boğaziçi’ndeki ilk senemizi okurken, bir de staj yapacak yer bulmak, hangi konuda staj yapmak istediğimizi belirlemek çok zor gelmişti. Şirketler de stajyerlere pek açık değildi. O zamanlar internet yoktu. Yani şirketlerin listesini bulmak, yöneticisinin adını ‘google’lamak, ona bir e-mail atabilmek mümkün değildi. Büyük zorluklarla telefonlarını buluyor, sekreterler engelini aşarak İnsan Kaynakları’na ulaşıyor, ilgilenirlerse CV’mizi fakslıyorduk. Bütün bunları kulüp ofisinden halledebildiğimiz için diğer çocuklara göre şanslıydık.

Kulübün aktif üyelerinden olan, en iyi arkadaşlarımdan biri Pelin (Baruönü) ile birlikte başvurduğumuz şirketlerden biri de Colgate Palmolive’di. Ben İnsan Kaynakları, Pelin de Finans Departmanları’na isteklerimiz doğrultusunda yerleştirilmiştik. Ağustos ayının başında stajımıza başladık.

Yazının devamını oku »

Bill Gates’in Liderlik Sırları

27 Şub 2007

Yazar: GrafiMT | Kategori: İş Dünyası | Okunma: 208

Sır 1: Bir vizyon sahibi olmak. Bill Gates, küçük yaşlardan beri bilgisayarın önemini ve insan hayatında kaplayacağı yeri çok iyi kavramış bir insan. Yakın arkadaşı ve Microsoft’un kurucu ortağı Paul Allen ile sık sık bilgisayarın gelişimi hakkında tartışmışlar, çeşitli düşünceler geliştirmişler. Bu tartışmaların sonucunda, ilerde herkesin evinde ve işinde kendisine ait bir bilgisayar sahibi olacağını öngörmüşler. Kurdukları şirkette amaçları, bu öngörüye uygun olarak insanların iş yapmalarını, kendilerini geliştirmelerini kolaylaştıracak ürünler geliştirmek.

Sır 2: Çok çalışmak: Bill Gates çok zeki bir insan. Ama zekiliğin tek başına yeterli olmayacağını, çok çalışılması gerektiğini düşünüyor ve çok çalışıyor. Evlenmeden once birlikte olduğu bir kız arkadaşından ayrılma nedeni iş dışında geçirdiği toplam zamanın yalnızca 7 saat olması (uyku dahil). Yanından çalışan insanlardan da aynısını bekliyor.

Sır 3: Akıllı elemanlarla çalışmak. Yazılım, teknoloji bakımından en uç sektörlerden birisi. Böyle bir sektörde sıradan insanlarla çalışılamayacağını, akıllı insanlarla çalışılması gerektiğini düşünüyor ve şirketine hep en akıllı insanları almaya çalışıyor. Akıllı eleman kimdir, neresinden akıllı olduğu anlaşılır şeklindeki sorulara şöyle yanıt veriyor: Akıllı insan, her şeyin tek tek söylenmesinin gerekmediği bir kişidir. Akıllı eleman, arar bulur, geliştirir, yeni şeyler düşünür, düşündüklerini uygulamaya geçirebilir. Microsoft, çalıştıracağı akıllı elemanları bulmak için çok araştırma yapıyor. Sırf adam almak için birisini almıyorlar. Kafalarındaki adamı bulana kadar bir pozisyonu uzun zaman boş tuttukları çok oluyor.

Yazının devamını oku »

Nedir bu net dergisi ?

    Net ortamında hazırlanmış alternatif bir dergi. İlgi çekici, bilgilendirici, motive edici, yardımcı makaleler ve yazılar bu dergide. Editörler mi; hepimiz. Hemen editör olun, ilginizi çeken yazıları paylaşın veya kendi yazılarınızı yayınlayın, zevkini çıkarın. Olmadı mı, o halde yazılara yorum yazın, düşüncenizi paylaşın. Dışarıdan bakmayın, katılın...

Pusula



Öneri