Kocaeli Üniversitesi Alternatif Gelişim Kulübü [AGEK]

‘Yaratıcılık/Fikirler’ Kategorisi


Yenilikçi Satış Teknikleri

2 Mar 2008

Yazar: GrafiMT | Kategori: Yaratıcılık/Fikirler | Okunma: 386

Melih Arat yazıyor:

YenilikçilikÇok katlı büyük bir mağazanın patronu, mağazayı gezerken işe yeni aldığı bir satıcının müşteriyle konuşmasını izler. Müşteri satıcıya sorar: “Sizde küçük boy bir olta var mı?” Satıcı: “Var. Efendim. Yalnız siz dağın eteğindeki göle gidecekseniz, hem küçük boy, hem de büyük boy olta almanız gerekir. Çünkü balıklar kuzey tarafında, bazen de güney tarafında yoğunlaşırlar. Eliniz boş dönmek istemiyorsanız, hem kuzey tarafı için hem de güney tarafı için olta takımı almanız gerekir.” Müşteri: “ikisini de alayım o zaman” Satıcı: Efendim, sizin balıkçı çizmeniz var mı? Eğer yoksa gölden eve eliniz boş dönersiniz. Çünkü balıklara yaklaşabilmek için suyun içine girmeniz gerekir. Özellikle güney tarafında sığ suya girmeden balık avlamak imkansızdır.” Müşteri: “Peki bir çizme de alayım o zaman.” Satıcı devam eder: Efendim, diyelim ki gölün güney kıyısında uğraştınız balık yok, kuzey kıyısında uğraştınız balık yok. Balıklar gölün ortasında ne yapacaksınız? Elinizde olta takımları eve boş mu döneceksiniz? Arkadaşlarınız gülerler size. Sizin bir tane de balıkçı sandalı almanız gerek.” Müşteri düşünür, hakikaten semtine eli boş dönerse arkadaşları onunla alay eder. Müşteri: “Tamam, bir tane de balıkçı sandalı alayım.” Satıcı: “Efendim, sandalı alıyorsunuz, peki römorkunuz var mı? Nasıl götüreceksiniz sandalı?” Bakın siz alacağınız sandal için uygun römork bu.” Müşteri düşünür, römork olmadan sandal göle ulaşamaz: “Tamam bu römorku da alıyorum.” Satıcı: “Efendim, arabanız bir cip mi yoksa klasik binek tiplerden mi?” Müşteri cevap verir: “Binek tip bir arabam var.” Satıcı: “Efendim, bu sandal römorkunu çekmek için sizin bir cipe ihtiyacınız olacak. Bakın burada bu sandal römorkunu çekmek için özel aparatları olan bir cip var.” “Müşteri peki o zaman onu da alayım” demiş. Mağazanın patronu büyük bir hayranlık içinde gizlice izlediği yerden çıkmış, satıcıya sarılmış: “Sen müthiş bir satıcısın. Müşterimiz sadece bir olta alacaktı, sen ona iki olta takımı, bir çift çizme, bir sandal, bir römork, bir cip sattın.” Satıcı biraz yüzü asık şekilde: “ Efendim, siz müdahale etmeseydiniz ona bir de göl kenarında bir ev satacaktım. Üstelik müşterimiz bir olta istemiyordu; eşinin baş ağrısı için bir hap arıyordu. Ben de ona güzel bir hafta sonu geçirmesi için balığa çıkmasını önerdim!”

Yazının devamını oku »

Kurbağa bacağından Avrupa Birliği’ne kadar her ders var ama “İş Hayatına Hazırlık” dersi yok! (Varsa da benim haberim yok, bir zahmet paylaşır mısınız benle? Anlatalım burada, inceleyelim örnek olarak…)

Burada şirket içi (ve dışı) iletişim, tavırların anlamı, stres altındayken kendini yönetme, üst kademedekilerin koltuk savaşı için yaptıkları, patronun gözünde müdür, müdürün gözünde patron; müdürün gözünde çalışan… Aynı konumdaki kişilerin öne çıkma savaşları…

Farklı şapkalardan kim gerçekten neyi neden yapıyor (beynindeki gerçek amaçlar), neyi neden söylüyor?

Hatta sabit gelirle kişisel bütçe yönetimi, kendi algını yönetme, iş yerinde duygusal ilişkiler vs gibi konular hakkında ipuçları olan…

Kısacası iş yerlerinde “hayatta kalma ve sonrasında başarılı/mutlu olma” adına tartışma dersi gibi bir şeyden bahsediyorum. Sınıf ortamından çok, değişik şirketlerin toplantı odalarında yapılan, sezonluk bir ders. Farklı konuklarla…

Yazının devamını oku »

Yaratıcı CV (Bölüm: 2)

1 Ara 2006

Yazar: GrafiMT | Kategori: Yaratıcılık/Fikirler | Okunma: 304

‘Bu yazımız Tunç Kılınç’ın izni ile Fikir Atölyesi’nden alınmıştır’

Bugünkü Hürriyet Pazar’da karşıma çıktı yine Alexandre Gueniot.

Hani şu özgeçmişini müzikli animasyon ile yapan Fransız. Bir milyon kişinin sitesine girip özgeçmişini kendi ağzından söylediği şarkı ile dinleyip, flash animasyonu izlediği, 200 firmanın iş teklifi yaptığı Alexandre.

Yaratıcı CV fark yaratma, benzerlerimizden öne çıkma ve sonuç olarak da iş görüşmesi için davet almamızda çok kritik itici bir güç sağlıyor. (Dotcom patlaması olduğu dönemlerde Cisco gibi firmaların her ay en az 20.000 CV aldığını hatırlamakta fayda var.)

Yazının devamını oku »

Tangadan Fark Yaratan Bilkent’li

24 Eki 2006

Yazar: GrafiMT | Kategori: Yaratıcılık/Fikirler | Okunma: 407

“Bu yazımız Tunç Kılınç’ın izni ile Fikir Atölyesi’nden alınmıştır”

Bir açık artırma sitesinde 31 YTL fiyatla satışa konan bir tanga 5 saat içinde 1.250 YTL edecek değeri bulur mu? Hatta 50 bin YTL veren çıkar mı? Açık artırmanın olduğu sayfa üç gün içinde 85 bin ziyaretçi çeker mi?

Ve bu daha sonra da gazetelerde, radyolarda ve internette gündem olur mu?

Olur. Hem de nasıl…

10 gün önce Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde okuyan bir öğrenciden mail aldım. Şunları söylüyordu;

‘Bir gün kendi kendime, kendim için nasıl bir fark yaratabilirim, bunu nasıl ispatlayabilirim diye düşündüm. Amacım sadece ileride CV’me yazabilecegim birşey yapmaktı. Mülakatlarda ‘Neden sizinle calışalım?’, ‘Yaratıcı mısınız?’ gibi sorulara cevap verecek bir şeyleri yine üniversite hayatımda yaptıklarımla göstermek istedim.

Ve aklıma ‘kullanılmış bir tangayı’ satışa çıkarmak geldi. Daha önce Türkiye’de yapılmamış birşeydi ve ünlü olmayan birinin tangasına hazırladığım pazarlama stratejisiyle ilgi çekebilir miyim diye düşündüm.’

Mail’inin geri kalan kısmında da bu stratejinin ileride hedeflediği faydayı sağlayacak biçimde şekillendirilmesi konusunda akıl danışıyordu.

Mütevazi yaklaşımı, samimiyeti ve tabii daha önemlisi ‘fark yaratma’ odaklı düşünce şekli hoşuma gittiği için konuşmaya başladık. Beni en çok etkileyen yanı ise - fikirlerini sadece etrafta konuşmak yerine - uygulama cesareti göstermiş olmasıydı. Hem de henüz daha sadece 21 yaşında olmasına rağmen.

Yazının devamını oku »

Yaratıcı CV (Bölüm: 1)

16 Eki 2006

Yazar: GrafiMT | Kategori: Yaratıcılık/Fikirler | Okunma: 229

“Bu yazımız Tunç Kılınç’ın izni ile Fikir Atölyesi’nden alınmıştır”

Profesyonel iş hayatımın büyük bölümünde yönetici olarak çalışırken, insan yönetiminden de sorumlu oldum doğal olarak. Bu arada bıraktım kurumsal firmalarda bir profesyonel olarak çalışmayı, dolayısıyla ay sonlarında hesaba yatan maaş da olmuyor artık!Üniversitelerden mezun olanların çok sayıda başvuru yaptığı, büyük ve tanınan firmalardı bunlar hep. Yeni bir çalışma arkadaşına ihtiyacınız olduğunda, gerek kendi İnsan Kaynakları bölümünüzden, gerekse beyin avcılarından yüzlerce (abartısız) özgeçmiş geliyor önünüze (ki bunlar - bir dereceye kadar - aradığınız kriterlere göre filtrelenmiş hali). Siz de 3-5 adayı çağırıyorsunuz görüşmeye, uyarsa da alıyorsunuz bir kişiyi.Şimdi, sen yıllarca oku, ezberle, sınav streslerine gir, bitir okulu. Ve herşeyi tek bir kağıt parçasına dök, ondan sonra da buna CV (Curriculum Vitae) de, resume de, özgeçmiş de… Gönder gönderebildiğin kadar çok yere ve dua etki ki çağırsın seni birileri görüşmeye.

Yazının devamını oku »

Nedir bu net dergisi ?

    Net ortamında hazırlanmış alternatif bir dergi. İlgi çekici, bilgilendirici, motive edici, yardımcı makaleler ve yazılar bu dergide. Editörler mi; hepimiz. Hemen editör olun, ilginizi çeken yazıları paylaşın veya kendi yazılarınızı yayınlayın, zevkini çıkarın. Olmadı mı, o halde yazılara yorum yazın, düşüncenizi paylaşın. Dışarıdan bakmayın, katılın...

Pusula



Öneri