Kocaeli Üniversitesi Alternatif Gelişim Kulübü [AGEK]

Üniversite Gerçek Hayata Hazırlayabiliyor Mu?

7 Mar 2007

Yazar: GrafiMT | Kategori: İş Dünyası | Okunma: 413


Yazan: İdil Akidil Türkmenoğlu - Boğaziçi Üniversitesi

Eskilerden bir anı

İşletme Bölümü’nde – bundan çoook seneler evvel – Arman Manukyan Hocamız, kendisinin verdiği Accounting dersini almak isteyen öğrencilere bir şart koşmuştu: Yazın staj yapmış olmak ve bunu kanıtlayabilmek. Henüz Boğaziçi’ndeki ilk senemizi okurken, bir de staj yapacak yer bulmak, hangi konuda staj yapmak istediğimizi belirlemek çok zor gelmişti. Şirketler de stajyerlere pek açık değildi. O zamanlar internet yoktu. Yani şirketlerin listesini bulmak, yöneticisinin adını ‘google’lamak, ona bir e-mail atabilmek mümkün değildi. Büyük zorluklarla telefonlarını buluyor, sekreterler engelini aşarak İnsan Kaynakları’na ulaşıyor, ilgilenirlerse CV’mizi fakslıyorduk. Bütün bunları kulüp ofisinden halledebildiğimiz için diğer çocuklara göre şanslıydık.

Kulübün aktif üyelerinden olan, en iyi arkadaşlarımdan biri Pelin (Baruönü) ile birlikte başvurduğumuz şirketlerden biri de Colgate Palmolive’di. Ben İnsan Kaynakları, Pelin de Finans Departmanları’na isteklerimiz doğrultusunda yerleştirilmiştik. Ağustos ayının başında stajımıza başladık.

O staj dönemi hem şirket hem de benim için o kadar verimli oldu ki! Önce, hiç beklemediğimiz halde minik de olsa bir ücret ödediler bize. Ayrıca, stajımızı okul açlana dek uzatmamızı önerdiler. Arman Hoca’nın dersi cepteydi: - ) Dahası, dersler başlayınca da orada part-time devam ettim çalışmaya, ve de para kazanmaya. Şanslıydım, tek atışta ileride ne yapmak istediğimi bulmuştum: İnsan Kaynakları. İleride meslektaşım hatta iş ortağı olacak, sektörün en önde gelen uzmanlarıyla tanışmıştım. Bugün o zamanki Direktörüm Yücel Atış’ın şirketi Prometheus’un konferansında konuşmacı oluyor, yine o zamanki Eğitim Müdürüm Şenay Baransel’in Danışmanlık firmasında projeler üstleniyorum.

Yenilerden bir anı

Bu sene Matematik bölümünden mezun olan Gülden Duykan ile Temmuz ayında New York’ta tanıştık. Gnctrkcll üyesi Gülden, 1 haftalık rüya gibi bir NYC seyahati kazanmıştı. Uzun uzun okul yaşamını, kariyer beklentisini konuştuk Gülden’le. Bölümünden önce beklediğini bulamadığını, daha sonraları da hangi kariyer yolunu seçmesi gerektiğini bilemediğini anlattı. Bu bocalamalar içinde zorunluluk olmamasına rağmen staj yapmaya, sonra da part-time çalışmaya karar vermiş. ‘Sınıfımdaki 60 kişiden sadece 5 kişi çalışıyordu’ dedi Gülden, ‘Hayata hazırlanmak istiyordum, İşletme’den de dersler aldım, ama hiçbirşey tecrübenin yerini tutamaz.’ Resmen mezun olmadan, bu sene Vichy Ürün Müdürü olarak başlayan Gülden, okulunu çalışarak destekleyen en güzel örneklerden.

Staj yapmanın /part-time çalışmanın en az 5 yararı

İlerideki mesleğinizi seçmek

Networking – ilişki ağları kurmak

Ofis Politikalarını öğrenmek

İş fobisini / mülakat tedirginliğini üzerinizden atmak

CV’nize katkıda bulunmak / gelişmek

Son söz

Mülakatlarda karşılaştığım, sonra da işe aldığımız bazı ‘yeni mezun’larda, bir tür çekingenlik gözlerim. Başlangıçta işe herhangi bir katkısı olabileceğinden şüphe ederler. Deneyimsiz olmayı bir ayıp gibi görüp, öneriler yapmaktan, soru sormaktan çekinirler. Özetle, kendilerini gösteremezler… Bu çekingenlik uzun süreli staj yapmış ya da part-time çalışmış olanlarda yoktur. İster en büyük bankada Hazine stajyeri olun, isterseniz hamburgercide temizlik yapın… Temelde size katacakları çok farklı değil. Yeter ki mezun olmadan işlere adım atın.

Üzeyir GARiH’in şu anısını okumadan iş başvurularına başlamayın!

1951 yılının Temmuz ayında 17 arkadaşımla birlikte ITU Makine Fakültesinden başarılı bir öğrenci olarak mezun oldum. Sınavlara hazırlanmaktan para getirebilecek işleri altı aydır ihmal etmiştim. Parasızdım. Ancak Yüksek Mühendis diplomasını kazanmış olmaktan dolayı mutluydum. O sabah başarılı bir motor sınavı geçirmiş ve mezuniyete hak kazanmıştım. Bu olayı kutlamak için bir arkadaşımla Moda’da yazın ilk deniz banyosunu yapmayı ve kendimize bir ziyafet çekmeyi kararlaştırdık. Mayolarımızı yanımıza almıştık.Arkadaşım Moda’ya gitmeden once yeni inşa edilen Levent Mahallesi’nde otobüsle bir tur atıp Türkiye’de o gun için yepyeni bir olay olan bir uydu villa kenti gezip görmeyi teklif etti. Merakla kabul ettim. Yolları o zamanlar pek ender rastlanan bir şekilde tamamen asfalttı. Otobüsten inip merakla yürürken bir villanın kapısının önünde villa sahibi ile bir amelenin yüksek sesle tartışmalarına tanık olduk. Merakla yaklaştık. Bizi gören villa sahibi sanki içini dökmek ister gibi bize dönerek:
- Burada temizlenecek bir su deposu var. Tam yevmiye veriyorum yapmiyor. Ne ister bilmem ki, diyordu. Amele ise;
-Bu iş geceye kadar sürer, kurtarmaz! Kahveye gidip yarına kadar uygun iş ayarlarım, diyordu.
Arkadaşımla aynı şeyi düşünmüş gibi bakıştık. İkimiz de parasız sayılırdık. Amele yevmiyesi ise 6 lira idi. Bizim o günkü ihtiyacimizin hemen hemen iki misli. Villa sahibine bu işi yapmaya hazır olduğumuzu söyleyince, amele homurdanarak :
-Canınız çıksın da anlayın halimizi, diyerek uzaklaştı.
Mayolarımızı giydik. Deponun pırıl pırıl temizlenmesi bir saat sürmemişti. O sıcak yaz gününde bahçede hortumla duşlandık. Havlu fabrikası sahibi olduğunu sonradan öğrendiğimiz ev sahibi, kim olduğumuzu anladıktan sonra altışar lira ile birer havlu hediye ederek ve birer gazoz ikram ederek uğurladı. Bu işte kanımca tek kaybeden “Kurtarmaz!” diyen amele olsa gerek. Neyi “kurtarmaz” idi? Bugüne kadar da anlamış değilim.

İdil Akidil Türkmenoğlu - Boğaziçi Üniversitesi

etiketler: ,

Trackbacks

"Üniversite Gerçek Hayata Hazırlayabiliyor Mu?" yazısına 1 yorum yazılmış

  1. Şükriye Büyükadıgüzel 14 Mayıs 2007 13:10 1

    Son derece mütevazi ve çalışmayı seven bir adam. Deneyimlerim serisini ve mesleki konularda yazdığı daha pek çok kitabını okumanızı tavsye ederim. Türkiye’nin eleştriye ve açık fikirlere katlanmaması yüzünden böyle bir cevher elimizden kayıp giti. Allah rahmet eylesin…


Yorum yazın

Nedir bu net dergisi ?

    Net ortamında hazırlanmış alternatif bir dergi. İlgi çekici, bilgilendirici, motive edici, yardımcı makaleler ve yazılar bu dergide. Editörler mi; hepimiz. Hemen editör olun, ilginizi çeken yazıları paylaşın veya kendi yazılarınızı yayınlayın, zevkini çıkarın. Olmadı mı, o halde yazılara yorum yazın, düşüncenizi paylaşın. Dışarıdan bakmayın, katılın...

Pusula



Öneri